POPÜLER DİYETLER HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER
25 Mart 2020

POPÜLER DİYETLER HAKKINDA BİLİNMESİ GEREKENLER

Araştırmalara göre, en popüler diyetler: Paleo, glütensiz ve ketojenik/yüksek yağ içeren diyetlerdir.

Fakat moda diyetlerin ömrü genelde kısa oluyor. Hızlı kilo vermeyi vaat etmekle birlikte, son derece kısıtlayıcı olmaları nedeniyle bu diyetlerin uzun vadede sağlıklı kilo kontrolü için tasarlanmadığını da belirtmek gerekir.

İsterseniz en popüler moda diyetlerden birkaçına göz atalım:

Paleo diyeti

Genellikle “mağara adamı diyeti” olarak bilinen paleo diyeti, 10.000 yıl öncesine kadar bir mağara adamının nasıl beslendiğine ilişkin kanaatler dikkate alınarak hazırlanmıştır. Protein (et ve yumurta), sebze, kuruyemiş ve yağlı tohumlar açısından zengin bir diyettir. Tahıllar, baklagiller, patates ve süt ürünleri ise kısıtlı olarak tüketilir. Bunun sonucunda, bu diyetin karbonhidrat, lif ve kalsiyum açısından yetersiz olduğu söylenebilir. Ancak olumlu yönünden bakacak olursak, diyet kapsamında rafine şekerlerin ve ağır işlenmiş gıdaların sınırlandırılması önerilir. Her ne kadar Paleo özel olarak kilo vermek için tasarlanmış olmasa da genellikle kilo kaybıyla sonuçlanır.

Ketojenik diyet

Hızlı kilo kaybı, enerji ve kas yoğunluğunda artış; bu düşük karbonhidratlı diyetin vaatleri arasındadır. Et, balık, kümes hayvanı ve yağ tüketimini teşvik ederken meyve, sebze, süt ürünleri, tahıl, fasulye ve baklagil tüketiminin sınırlandırılmasını tavsiye eder. Ketojenik diyetle ilgili en önemli sorun, fazlasıyla dengesiz olmasıdır. Örneğin toplam kalori alımının %70’ine yakının kaynağı yağdır ve yalnızca 5’i karbonhidratlardan alınır. Yeterli karbonhidrat alınmadığında, vücut yakıt ihtiyacını karşılamak için yağ hücrelerinin bölünmesiyle elde edilen ketonları kullanmak durumunda kalır. Fakat ketonlar beyne yeterli oranda enerji vermediği gibi; diyet, kabızlığa ve ağız kokusuna neden olabilir. Diyetin sınırlı niteliği nedeniyle yeterli lif, kalsiyum, vitamin, mineral ve fitobesin alımı mümkün olmaz.

Glütensiz diyet

Çölyak Hastalığı Vakfı’na göre, glütenin ince bağırsakta hasara neden olduğu bir otoimmün hastalık olan çölyak hastalığı veya glüten hassasiyeti olan kişiler tarafından uygulanan bir diyettir. Ancak bu kriterlere uygun değilseniz, bu diyetten herhangi bir fayda görmeniz söz konusu değildir. Birçok gıdaya –glüten içerenler hariç– izin verildiği için kalori takibi yapmadığınız takdirde kilo vereceğinizin garantisi yoktur. Buğday, çavdar ve arpayla hazırlanan gıdalar ve bira, işlenmiş et ve çeşniler gibi diğer nişastasız gıdaların tüketimi sınırlanmaktadır. Ancak bu kadar glütensiz ürüne rağmen diyetiniz yine de yağ, şeker ve karbonhidratlar açısından zengin olabilir ve bu da kalori alımınıza dikkat etmenizi gerektirir.

Ayrıca protein gibi bazı temel besinlerin sadece etten alınmadığını belirtmek gerekir. Fasulye, nohut ve mercimek gibi bitkisel protein kaynakları diğer faydalarının yanı sıra ihtiyaç duyduğunuz proteini almanızı sağlayan son derece sağlıklı besinlerdir. Dengeli beslenmenin egzersiz ve genel sağlıklı yaşam alışkanlıkları kadar önemli olduğunu belirtmek gerekir. Bu dengeyi tutturmak için besin değeri yüksek gıdaları tercih etmeye özen göstermelisiniz. Bu bakımdan yağsız protein, sebze, meyve, tam tahıl, baklagiller gibi kalori miktarına göre bol miktarda besin öğesi içeren gıdalarla birlikte az miktarda sağlıklı yağ tüketmelisiniz.

Herbalife Nutrition Beslenme ve Eğitimden Sorumlu Kıdemli Direktör Susan Bowerman

Raw foods on forks